Zorunlu Göçe Tabi Tutulanların Borçlanma İşlemleri

Kategori: Yabancılar Hukuku | 0

Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında 3201 sayılı Kanununa eklenen geçici madde 6 ile zorunlu göçe tabi tutulanlara sağlanan yurtdışı borçlanması hakkı, borçlanmaya konu sürede Türk Vatandaşı olunmasını zorunlu kabul eden 3201 sayılı Kanun’un 1. Maddesinin istinasıdır.

Geçici Madde 6 – (Ek: 17/4/2008-5754/79 md.) Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden 1/1/1989 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar zorunlu göçe tabi tutulan, Türk vatandaşı olup Türkiye’de ikamet eden ve 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı Kanun dahil olmak üzere sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık almamak koşulu ile yurt dışında geçen ve belgelendirilen çalışma süreleri bu Kanuna göre borçlandırılmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlanmasında sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.

Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 26.03.2009 gün ve 2009/1415E.-2009/5204 .K sayılı kararında; daha önce borçlanma istemiyle açtığı dava Türk vatandaşı olmadığı gerekçesiyle reddedilerek kesin hükümle sonuçlanan sigortalının, borçlanma istemiyle açtığı dava esnasında  yürürlüğe giren Geçici 6.maddeden yararlanılması gerektiğine ve kesin hükmün bu olaya uygulanamayacağına karar vermiştir.

Borçlanma Koşulları ;

  • Türk Vatandaşı olması,
  • Sosyal Güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden zorunlu göçe tabi tutulması,
  • 01.01.1989-08.05.2008 tarihleri arasında geldikleri ülkelerde zorunlu göçe tabi tutulmak,
  • Türkiye’de ikamet etmek,
  • 1.7.1976 tarihli ve 2022 sayılı Kanun dahil olmak üzere sosyal güvenlik kurtuluşlarından gelir veya aylık almamak,
  • Yurtdışında geçen çalışma sürelerinin belgelendirmek,
  • SGK’ya borçlanma için yazılı başvuruda bulunmak,

gerekmektedir. Genelge hükümlerine göre koşullar arasında “zorunlu göç”  ifadesi kullanıldığından, yalnızca zorunlu göç nedeniyle bu ülkeden gelen vatandalar söz konusu düzenlemeden yararlanacaktır.

Yukarıda koşullardan anlaşıldığı üzere borçlanma işlemleri 1989 yılında Bulgaristan’dan zorunlu göç kapsamında gelenler ile vukuatlı nüfus kayıt örneğinde  “2510(veya 5543) sayılı İskan Kaununa istinaden Türk vatandaşlığına alınmıştır” ibaresi bulunanlar için yasal hak olarak düzenlenmiştir.

Fakat söz konusu düzenleme Bulgaristan’dan 1989 yılından sonra gelen ancak zorunlu göç kapsamında değerlendirilmeyen diğer vatandaşları açısından eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Bu sebeple borçlanma işlemleri zorunlu göç ayrımı yapılmaksızın Bulgaristan’dan göç eden tüm soydaşlarımız için uygulanmalıdır. Çünkü tüm soydaşlarımız aynı baskılarla mücadele etmiş ve bu zulümlere dayanamayarak ana vatanına gelmeyi tercih etmiştir. Sosyal güvenlik ile ilgili düzenlemeler kamusal nitelik arz etmekte olup borçlanmaya ilişkin bahse konu olan geçici 6. Madde eşitlik ilkesine aynı zamanda hakkaniyete karşılık teşkil etmektedir. Söz konusu düzenlemenin dava yoluyla tüm soydaşlara uygulanması gerekmektedir.

Borçlanma işleminin zorunlu göç kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile reddedilen bir soydaşımız yasal yollara başvurmuş ve söz konusu davaya ilişkin Yargıtay kararı şu şekildedir;

Yargıtay 21.HD 16.12.2013 gün ve 2012/23567 E.-2013/23971 K. Sayılı kararında “ ….Somut olayda Bulgaristan vatandaşı iken 07.08.1990 tarihinde evlenerek Türk Cumhuriyeti vatandaşlığına hak kazanan davacının Türkiye’ye girişinin  zorunlu göç kapsamında gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmadan sonuca gidilmesi hatalıdır.

Mahkemece 403 sayılı Vatandaşlık Yasasının 10. Maddesine davacının zorunlu göçe tabi tutulup tutulmadığının İçişleri Bakanlığından sorularak diğer delillerle birlikte değerlendirme sonucu bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve noksan araştırma ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir……” şeklinde ifade edilmiştir.

Söz konusu düzenleme yasal yollar kullanılarak yani dava yoluyla borçlanma işlemi hakkı kazanılabilir. Böylece ayrım gözetilmeksizin Bulgaristan’dan  göç eden tüm vatandaşların borçlanmadan yararlanması gerekmektedir.