Taşıma Hukuku Mevzuatı

Türkiye’de Taşıma Hukuku, fazla ilgi gösterilmemiş disiplinler arasındadır. Hukuk fakültelerinde, eşya ve yolcu taşıma ilişkilerinden neredeyse hiç bahsedilmemektedir. Halbuki, gündelik hayatta hava, kara, deniz ve demiryolu birçok kişi tarafından kullanılmaktadır. Taşıma Hukuku alanında yegane mevzuat derlemesi, 2001 yılında yayımlanmış ve eser yıllar önce tükenmiştir. Bu ihtiyaç sebebiyle eserde, başta deniz olmak üzere hava, kara ve demiryolu taşımacılığı alanındaki, uluslarararası ve ulusal yeni mevzuatın sistematik olarak biraraya getirilmesi hedeflenmiştir. Taşıma Hukuku Mevzuatı, hava, kara, deniz ve demiryolu taşımaları olmak üzere 4 temel bölümden oluşmaktadır. Eser içerisinde, eşya ve yolcu taşımacılığı alanındaki uluslararası sözleşmeleri, protokolleri, Avrupa Birliği düzenlemelerini ve 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu başta olmak üzere, ilgili diğer Türk mevzuatını bulabilirsiniz. Türkçe resmi çevirilerde görülen hatalar sebebiyle, eserde uluslararası düzenlemelerin resmi İngilizce metinleri de yer almaktadır. Ayrıca, her bir düzenlenmenin ilk sayfasındaki bilgi notlarından, son sayfasındaki durum tablosundan ve ilgili düzenlemelere Türkiye’nin ve diğer ülkelerin taraf olma durumunu gösterir genel tablolardan yararlanabilirsiniz. Kargo taşımacılığı veya yolcu hakları bakımından da, gündelik hayatta dahi herkesin ihtiyaç duyabileceği çalışma, bu alandaki yıllar sonra hazırlanmış tek güncel eser niteliği taşımaktadır.

Taşıma Hukukunda Fiili Taşıyıcı

Çalışmanın konusunu “Fiili Taşıyıcı” (actual carrier) oluşturmaktadır. Taşıyıcı, taşıma sözleşmesinin kurulması ile üstlendiği taşıma işinin ifasını bizzat gerçekleştirebileceği gibi, alt taşıma sözleşmesiyle bir başka kişiye de bırakabilir. İşte taşıma hukukunda, asıl taşıma sözleşmesi gereği tazminat hakkına sahip asıl yükle ilgililerin, taşımayı fiilen gerçekleştiren alt taşıyıcıya doğrudan başvurabilmelerini sağlamak maksadıyla, söz konusu alt taşıyıcı, üstlendiği taşımayı kısmen dahi olsa gerçekleştirmesi şartıyla fiili taşıyıcı olarak kabul edilmiş, ayrıca kendine özgü bir sorumluluk rejiminin muhatabı haline getirilmiştir. Fiili taşıyıcı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun hem taşıma işleri (m. 888) hem de deniz ticareti kitabında (m. 1191, 1248) özel olarak hükme bağlanmıştır. Türkiye’nin tarafı olduğu CIM (m. 27) ve Montreal Sözleşmesinde de (m. 39) fiili taşıyıcıya yer verilmiştir. Çalışmada, CMR de dahil olmak üzere, uluslararası anlaşmalarla karşılaştırma suretiyle, Türk taşıma hukuku bakımından fiili taşıyıcının tanımlanması ve kendine özgü sorumluluğunun ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu maksatla kaleme alınan eserde, taşıma sözleşmesine, navlun ve çarter sözleşmelerine, uçak kiralarına, asıl ve alt taşıma ilişkilerine, kimlerin fiili taşıyıcı sayıldığına, fiili taşıyıcının sorumluluğunun şartlarına ve fiili taşıyıcıya yöneltilen sorumluluk davasına değinilmiştir. Çalışmada esas olarak deniz, hava, kara ve demiryoluyla yapılan ulusal ve uluslararası eşya taşımaları incelenmiş olup, multimodal taşımalardan ve yolcu taşımalarından da yeri geldiğinde bahsedilmiştir.

Deniz Taşımalarında Gönderilenin Eşyayı Tesellümden Kaçınmasının Hukuki Sonuçları

Eserin özünü, deniz taşımalarında çekilmeyen yükler oluşturmaktadır. Eserde öncelikle gönderilen kavramına, gönderilenin eşyanın teslimini talep hakkına ve gönderilenin eşyanın teslimini talepten kaçınmasının hukuki mahiyetine yer verilmiştir. Ardından eserde eşyanın teslimini talep etmiş gönderilenin tesellümden imtina etmesinin hukuki boyutları, Türk Ticaret Kanununun 1174 ve 1176. maddeleri manasında taşıyanın eşyayı tevdi ve satma hakkı, sürastarya parası, konteyner demurajı ve eşyanın gümrük hukuku dahilinde tasfiyesi incelenmiştir