Gemiadamının Alacağı Davasında Görevli Mahkeme

Kategori: Deniz Ticareti Hukuku | 0

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen gemi hizmet sözleşmesi uyarınca müvekkilinin 15/01/2016-27/02/2016 tarihleri arasında numaralı …gemisinde yıllık izin ücreti dahil aylık 3.500,00 USD ücret karşılığında çarkçıbaşı olarak çalıştığını, çalışma dönemine dair olarak hak kazandığı 43 günlük alacağı karşılığında 5.017,00 USD’nin kısmen kendisine ödenmediğini, müvekkiline … gemisinde çalıştığı döneme dair olarak 25/02/2016 tarihinde 1.061,00 USD ödendiğini, 3.956,00 USD bakiye alacağı kaldığını ve gemiden ayrıldıktan sonra müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/13 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz başvurusunda bulunduklarını, mahkemece 03/03/2016 tarihinde kabulüne karar verilen ihtiyati haciz kararı üzerine … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2016/1325 Esas sayılı dosyası ile müvekkilinin hizmet verdiği numaralı MV … merhun gösterilmek suretiyle taşınır rehinin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatılarak ihtiyati haciz kararı uygulandığını ve esas takibe geçildiğini, ödeme emrinin davalı şirkete 04/03/2016 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalı şirket tarafından takibe itiraz edilmesi sebebiyle icra takibinin durdurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını, 3.957,63 USD tutarındaki alacağın iş akdinin sona erdiği 24/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yıllık kamu bankalarınca USD mevduatına uygulanan faiz oranı ile davalıdan tahsilini, 7928768 numaralı MV … üzerinde müvekkili lehine kanuni rehin hakkı tesisini, davalı aleyhine alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 1532. maddesinin 1/o fıkrasında; “gemi adamlarına, gemide çalışmaları dolayısıyla ödenecek ücretlerle, onlara ödenmesi gereken diğer tutarlara dair istemler” gemi alacağı olduğunun hükme bağlandığı, davacının bu hakkına dayalı olarak ücret alacağı talebi bulunduğunun ve bu hususla ilgili hükümlerin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Kanun’un 5. kitabında düzenlenen deniz ticaretine dair hükümler arasında bulunduğunun anlaşıldığı, ,,, Mahkemesi kurulmayan ve birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin deniz hukukundan kaynaklanan işbu davaya bakmakla görevli olduğu gerekçesiyle, göreve dair dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, kararın kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın görevli ve yetkili … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne … Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı tarafça, gemi hizmet sözleşmesi uyarınca çarkçıbaşı olarak çalışılan döneme dair olarak hak kazanılan alacağın ödenmediği iddiası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile açılan işbu davada, mahkemece görevsizlik kararı verilmiştir.

Ancak, 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca, İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle, işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; “deniz ve hava taşıma işlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. … taşıma işlerinde çalışanlar 854 Sayılı … İş Kanunu’na tabidir. … İş Kanunu’nun 1/1. maddesinde bu Kanun’un Türk Bayrağı’nı taşıyan gemi adamları hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir. 854 Sayılı … İş Kanunu’nun 2/B maddesine göre, kaptanlar, zabit ve tayfalar gemiadamı sayılmış ve 66. maddesinde gemi adamlarıyla bunların işverenleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.

Görev hususu dava şartı olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde bulundurulması gerekir. Somut uyuşmazlık yönünden görevli mahkemenin tayini, davaya konu hizmetin gerçekleştiği iddia edilen geminin özelliklerinin belirlenmesi ile mümkün olacak olmakla birlikte dava dilekçesinde bu hususunun şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tespitine yönelik herhangi bir açıklamaya yer verilmediği gibi, dilekçe ekinde de geminin vasıflarını bildiren bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece öncelikle gemiye ait belgeler getirtilerek geminin yabancı bayraklı mı, Türk bayraklı mı olduğu, Türk bayraklı olması halinde ise, … İş Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca yüz ve daha yukarı grostonilatoluk olup olmadığı tespit edilerek, gemi Türk bayraklı ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk ise, uyuşmazlığın … İş Kanunu kapsamında çözümleneceği ancak, yabancı bayraklı ise, mülga BK’nın 313 vd., 6098 Sayılı TBK’nın 393 vd. maddelerinde düzenlenen hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, bu tip bir sözleşmeden doğan ihtilafların ise TTK’da düzenlenen hususlardan olmadığı gibi, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı ve özellikle, TTK’nın 5. maddesinde düzenlenen deniz ticaretine dair bir ihtilaf da olmadığı göz önünde bulundurularak görevli mahkemenin tayini gerekirken anılan hususular nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA karar verildi. (Kazancı İçtihat Bankası)