Çekte Yasak Kararına Rağmen Ödeme

Türk Ticaret Kanununun çeke dair hükümlerinin atfı gereği, Kanunun 757. maddesine göre  iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, ihtiyati tedbir niteliğinde muhatabın çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Ödeme yasağı kararının muhatap bankaya bildirilmesi üzerine, muhatap banka artık o çek kendisine ödeme için ibraz edilse dahi hamile herhangi bir ödeme yapamaz, yaparsa keşideciye karşı hukuken sorumlu olur (Bozer/Göle, Kıymetli Evrak Hukuku, s. 442).

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi vermiş olduğu aşağıdaki kararında ödeme yasağı kararına rağmen çek bedelini ödeyen muhataba başvuruyu bazı şartlara tabi tutmuştur. Bu kararda keşidecinin muhataba başvururarak ödenen bedelin talep edebilmesi, çek borçlularına başvuruya bağlı kılınmıştır.

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/06/2014 tarih ve 2013/268-2014/146 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.

Davacı vekili, müvekkilinin aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ciro aldığı keşidecisi …İnşaat Ltd. Şti olan ..Bank A.Ş … Şubesi’nin 23.000.00 TL bedelli çekini kaybettiğini, çekin kimin elinde olduğunun tespitinin mümkün olmadığından söz konusu çekin iptaline karar verilmesi için…Asliye Ticaret Mahkemesi’nde çek iptali davası açıldığını, çek için ödeme yasağı kararı verildiğini, ödeme yasağı kararının ilgili bankaya tebliğ edildiğini, ödeme yasağına rağmen davalı Banka tarafından çek ödemesinin gerçekleştiğini ileri sürerek davalı tarafından üçüncü kişiye yapılan 23.000.00 TL haksız ödeme nedeni ile zarara uğrayan müvekkilinin üçüncü kişiye yapılan ödeme gününden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin sorumlu tutulması için davacının zararının olması gerektiğini, davanın erken açılmış olduğunu, davacının öncelikle …’ ye dava açması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka’nın sorumlu tutulabilmesi için davacının maddi zarara uğradığını ispat etmesi gerektiği, davacının çek bedelinin ödenmesi talebinde bulunabilmesi için çeki bankaya ibraz ederek tahsil eden hamile karşı dava açıp tüm sorumlular hakkında hukuki yolları tüketerek çek bedelinin iadesi için bankaya müracaat edebileceği, çeki ibraz eden hamil ve ihbar olunana karşı açılan davadan olumlu sonuç alınamaması halinde davalı Banka’nın hukuki durumunun değerlendirilebileceği, davalı Banka bakımından açılan davada henüz bu aşamaya gelinmediğinden erken açılmış olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

(Yargıtay 11. HD, T. 10/05/2017, E. 2015/15478, K. 2017/2791) (Kazancı İçtihat)